İSKİ faturalarına dikkat edin!!!
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
BARIŞ ERKAYA-HABERTURK.COM
EKONOMİ SERVİSİ
Bu sıralar İstanbullu oldukça şaşkın. Her ay gelen İSKİ faturalarının aksine bu ayki faturalarda bir gariplik var. Su tüketiminin önceki aylara göre daha az yapıldığı evlerde bile su faturaları her zamankinden yüksek. İşte, evde herkesin dikkatini çeken yüksek faturaların önce İSKİ’nin su bedellerine yaptığı bir zamdan mı kaynaklandığı akıllara geldi. Fakat faturalara daha dikkatli bakılınca gerçek anlaşıldı. Her ay 30 günlük su tüketimini faturalandıran İSKİ, bu ay 45 hatta bazı evlerde 48 günlük faturalandırma yapmıştı. Doğal olarak İstanbullu’nun İSKİ faturaları bu ay yüzde 50-60 arasında daha yüksek geldi.
Tüketiciler Derneği’nin iddiaları…
İSKİ abonelerinin de ilk aşamada dikkatini çeken bu durum daha sonra Tüketiciler Birliği’ni harekete geçirdi ve Tüketiciler Birliği, bir basın açıklaması yayımlayarak İSKİ’nin normalden uzun bir dönem için faturalandırma yaptığını ilan etti. Fakat Tüketiciler Birliği’nin iddiaları sadece uzun faturalandırma dönemiyle sınırlı değil. Daha vahim iddialar da sözkonusu. Tüketiciler Birliği’nin iddialarına göre olması gerektiği gibi 30 gün değil 45-48 gün arasında gerçekleştirilen faturalandırma aynı zamanda İstanbullu’dan fazla su bedeli tahsil edilmesine de neden oluyor. Nasıl mı? Birliğin iddiasına göre İSKİ su faturalarının düzenlenmesi sırasında aylık su tüketim bedelini baz alıyor ve İSKİ abonelerini gerçekleştirdikleri tüketim açısından üç ayrı gruba ayırıyor. Ve her tüketim grubunu ayrı bir metreküp fiyatına tabi tutuyor.
“Milyonlarca liralık fazla tahsilat yapıldı”
Tüketiciler Birliği İzleme Komitesi Başkanı Mehmet İmrek’in yaptığı açıklamaya göre İSKİ, su abonelerine kademeli fiyat uyguluyor; konutta aylık 0-10 metreküp arası su kullanımı metreküp başına 2.35 TL, 10-20 metreküp arası su kullanımı metreküp başına 3.54 TL ve 20 metreküpten fazla su kullanımı ise metreküp başına 4.71 TL fiyat üzerinden faturalandırılıyor. Örnek vermek gerekirse evinde aylık 9 metreküp tüketim yapan bir aile bu 9 metreküplük tüketimi için 21.15 TL’lik su kullanım bedeli ödüyor. Fakat aynı aile eğer 10 metreküpten fazla su tükettiyse aynı 9 metreküplük suya bu defa 31.86 TL, 20 metreküpten fazla su tükettiyse aynı 9 metreküp suya bu defa 42.39 TL su tüketim bedeli ödemek zorunda. Bahsi geçen fiyatlandırma 30 günlük kullanımlar dikkate alınarak fiyatlandırılıyor.İmrek’in iddialarına göre İSKİ’nin son dönemde gerçekleştirdiği 48 günü bulan faturalandırma ile birçok abone üst tüketim grubuna dahil oldu ve aboneler metreküp başına suyu 1.19 ile 2.36 TL arasında daha pahalıya kullanmış oldu.
Tüketiciler Birliği’nin açıklamasına göre yapılan fazla tahsilat Milyon TL rakamlarla ifade edilebilir.
Tüketiciler Birliği’nin iddiaları üzerinden HABERTURK.COM tarafından yapılan hesaplamalara göre 4.4 milyon İSKİ abonesinin minimum 1.19 TL fazla fiyattan su tüketimi yapmış görünmesi sonucunda en az 5.2 milyon liralık kademe farkı ödemesi yaptığı anlamına geliyor.
Birlik, İSKİ’nin milyonlarca tüketicinin müracaatına gerek kalmadan yaptığı teknik hatayı acilen düzelterek gerçek kullanım bedellerini tahsil etmesi çağrısında bulundu. Aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı uyarısı yaptı.
İSKİ’nin ilk cevabı: Yeni bir uygulama yok ama…
Fakat Tüketiciler Birliği tüm bu iddialarda gerçekten haklı mı? HABERTURK.COM iddiaların doğruluk payını öğrenebilmek için tek yetkili kaynağa yani İSKİ’ye sordu. İSKİ tarafından verilen ilk cevap, “Kurumumuz aylık okuma ve faturalandırma sistemine göre çalışmaktadır. Yeni bir uygulama söz konusu değildir. Kurumumuzun elinde olmayan nedenlerle oluşabilecek aksamalar dışında, okuma düzeninde herhangi bir değişiklik yoktur. Faturalar sayaç işaretinin tespiti neticesinde oluşturulmaktadır. Kademe uygulaması günlük ortalama tüketime göre belirlendiğinden, abonelerimizin mağdur edilmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir” şeklinde oldu.
Fakat İSKİ’nin cevabı da soru işaretlerine bir yenisini ekler nitelikteydi. Her ne kadar İSKİ, 45 ya da 48 günlük bir faturalandırma uygulamasının sözkonusu olmadığını söylese de “Kurumumuzun elinde olmayan nedenlerle oluşabilecek aksamalar dışında” ifadesi yeni bir soru işaretine yol açtı.
Sorun: Sayaç okuma ihalesinin iptali
HABERTURK.COM bu soru işaretine yanıt bulmakta gecikmedi. Gelen bilgiler bahsedilen elde olmayan nedenlerden kastedilenin İSKİ’nin sayaç ihalesinde yaşanan sorun olduğunu ortaya koydu. Birçok kişinin bildiğinin aksine İSKİ, su sayaçlarının okumasını kendisi gerçekleştirmiyor. Belirli periyotlarda yapılan ihaleleri kazanan bir firma İSKİ adına su sayaçlarını okuyarak faturalandırıyor. Fakat son ihale, fiyat konusunda yaşanan bir anlaşmazlık nedeniyle iptal edilmişti. Hal böyle olunca su sayaçlarının okunması konusunda iş başa düşmüş fakat ihale iptali nedeniyle yaşanan gecikmeler su tüketimlerinin ‘mecburen’ 30 günden uzun süreli faturalandırılmasına neden olmuştu. Peki bu durumda Tüketiciler Birliği iddialarında yine de haklı olabilir mi?
İSKİ’nin ikinci cevabı: Kademelendirme aylık değil günlük yapılıyor
Bunun cevabını, İSKİ’nin ilk açıklamasını yeterli bulmayan HABERTURK.COM’un ısrarı ve sorduğu yeni sorulara gelen İSKİ’nin ikinci cevabı kısmen veriyor aslında. İSKİ, her ne kadar aboneler aylık tüketimler bazında değerlendirilse de fiyatlandırmanın aylık değil günlük ortalama tüketim baz alınarak yapıldığını söylüyor. Yani bir abone 30 gün de faturalandırılsa 200 gün de faturalandırılsa, tüketim miktarı faturalandırılan gün sayısına bölünerek günlük tüketim miktarı bulunuyor. Daha sonra bu günlük tüketim miktarı bir ayın gün sayısıyla çarpılarak abonenin hangi tüketim grubuna girdiği belirleniyor. Buna göre de abonenin su tüketiminin çarpılacağı metreküp fiyatı belirlenmiş oluyor.
İSKİ’nin bu konuyla ilgili verdiği yanıt aynen şu şekilde: Fatura tahakkukunda günlük tüketim miktarı esas alındığından, İstanbullu’ların birim fiyat yönünden herhangi bir kaybı söz konusu değildir (Fatura hesaplanırken kullanılan su miktarı tahakkuk ettirildiği gün sayısına bölünerek günlük averaj tespit edilir. Birinci kademe için belirlenen günlük averaj (ortalama) sınırı 0.33 averajdır. Bu averajın üstü 2. Kademeye girmektedir). Şöyle ki bir aylık faturada 10 metreküpe kadar birinci kademe tarifesi tahakkuk ederken, 45 günlük faturada 15 metreküpe kadar su tüketimi 1. kademeden hesaplanır. Kaldı ki okuma süresine göre birim fiyatında herhangi bir değişim olmadığından, tahsilat yönünden Kurumumuz için avantajlı bir yöntem olduğu da söylenemez.
Peşin tahsilat ne olacak?
Şimdi gelelim ikinci önemli noktaya. Yani 15-18 günlük peşin tahsilat konusunda İSKİ haklı mı? Tüketiciler Birliği İzleme Komitesi Başkanı İmrek, İSKİ’nin verdiği hizmetlerde 4077 sayılı Tüketicinin Korunmasıyla İlgili Kanun’la tüketiciye karşı sorumlu olduğunu söylüyor. Bu yasanın da üretici ve satıcının tüketiciye karşı müteselsilen sorumlu olduğunu belirttiğini hatırlatıyor İmrek. Yani İmrek kısacası, “İSKİ, ‘elimde olmayan sebepler’ diyerek bu konudaki sorumluluğundan kurtalamaz. Bu bedel, sonuçta önceden tahsil edilmiş bir bedel ve bir sonraki faturalarda mahsup edilip edilmeyeceği açıklanmalıdır” diyor.
4.4 milyon aboneden 15-18 günlük normalden uzun faturalandırma sonucunda tahsil edilmiş olan rakamın yaklaşık 53 milyon lirayı bulduğu tahmin ediliyor.
“Yeni sayaç okuma ihalesi birkaç gün içinde tamamlanıyor”
Konuyla ilgili İSKİ’ye sorduğumuz soruya telefonla konuştuğumuz İSKİ yetkilileri , “Birkaç gün içerisinde iptal edilen ihale yeniden yapılıp tamamlanacak. Dolayısıyla bir sonraki fatura döneminde yeniden aylık faturalandırmaya geri dönülecek” yanıtını veriyor.
Şimdilik İSKİ abonelerine yeni sayaç okuma ihalesinin tamamlaması ve sayaç okuma ihalesini kazanan firmanın personelinin yeni ay için faturalandırma yapmasını beklemekten başka yapacak pek birşey yok gibi görünüyor.

Gerekirse 4. köprü de yapılır dedi
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, Bloomberg HT’de ‘Gülin Yıldırımkaya ile HT Gündem’ programına konuk oldu. İstanbul’da yapılacak olan 3. Köprü ile ilgili Yıldırımkaya’nın sorularını yanıtlayan Babuşçu, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in iddialarına ve “Köprü projesini yargıya taşıyacağız” çıkışına tepki gösterdi.
“GEREKİRSE 4. KÖPRÜ DE YAPILIR”
G.Y: 3. Köprü güzergâhı dün belli oldu. CHP kanadından itirazlar yükseliyor. Gürsel Tekin’in birtakım açıklamaları var. Her şeyden önce Kadir Topbaş’ın da üçüncü köprüye itirazı olduğunu söyledi. Sizin böyle bir bilginiz var mı? Köprüye karşı mıydı Sayın Topbaş ?
A.B.: Tabii, CHP’nin ya da onun İstanbul’daki İl Başkanı’nın karşı olması kadar doğal bir şey olmaz. Nasıl Anayasa Mahkemesi’nin önüne yatağı sermişlerse, bu ülkenin yararına olan her tür girişimin karşısında ilk tepki koyan her zaman CHP olmuştur. Dolayısı ile İstanbul’da 3. köprünün ihtiyaç olup olmadığı hususu herhalde CHP ve Gürsel Tekin dışında çoğunlukla İstanbullular’ın ittifak ettiği bir husustur. Bir dördüncü köprü de olabilir; hiçbir sakınca görmüyorum. Belki karşı çıkılan şey, daha önce açıklanan bir güzergâh vardı, biliyorsunuz, Gürsel Bey’in çok iddialı bir şekilde televizyonlara çıkıp açıkladığı, bu hat onunla çakışmayınca, belki onun psikolojisi vardır. Gerçi Gürsel Bey bu tür konularda çok iddialı şeyler söylemiştir. Bu iddialı şeyler sonucunda da kendi açısından önemli sonuçlar doğuracak iddialarda da bulunmuştur ama hiçbir tanesi bugüne kadar o iddiaların sonuçlarına katlanmamıştır. Dolayısı ile köprü ile ilgili olarak da yaptıkları itiraz, gerekçelerden ve bilimsel bir temelden yoksun olması bir tarafa, İstanbul gerçekleri ile örtüşmeyen, İstanbul’un metropol bir dünya kenti olarak ihtiyaçlarını özümseyemeyen, algılayamayan bir bakış ve değerlendirmedir. Hele ki Sayın Büyükşehir Belediye Başkan’ımızın bu konuda üçüncü bir köprüye karşı olduğu söylemi tamamen bir iftiradır. Gerçi Sayın Başkan buna gerekli cevabı verir ama burası AK Parti ve burada AK Parti Büyükşehir Belediye Başkanı var, AK Parti’li Belediye Başkanları var. CHP gibi kendi içerisinde sürekli devinim, kavga ve sürtüşmenin yaşandığı bir parti değil. AK Parti’de üretilen siyaset ve politikalar ortak aklın ürünü olarak tartışılır, üretilir ve ortaya çıkan karara da herkes sahip çıkar, o kararın arkasında durur, gereğini yapar. Kaldı ki, bu İstanbul’un ihtiyaçları ile ilgili bir şeydir, burada kişisel bir değerlendirmenin çok fazla bir önemi de yoktur. Kadir Bey, Büyükşehir Belediye Başkan’ımız olarak İstanbul’a yaptığı hizmetler, sahip olduğu o mimar ufku çerçevesinde baktığınızda, Gürsel Bey’in bu iddiasının hiçbir mesnet, karşılık tarafının olması mümkün değil, tabii ki Kadir Bey, üçüncü köprünün olmasında da hemfikirdir, taraftardır. Ve biliyorsunuz, Sayın Bakan ile ortak basın toplantısı ile bu açıklama yapılmıştır. Bazı şeyleri algılamada Gürsel Bey’in ya da CHP’nin yetersizlikleri olabilir, o yetersizlikleri çerçevesinde böyle bir değerlendirmede bulunmak abesle iştigaldir, yanlıştır. AK Parti içerisinde yerel yöneticilerimizin, AK Parti’nin yerel yönetim vizyonu ile örtüşen projeleri, ortak aklın ürünü projelerdir. Bu da İstanbul’un geleceği açısından, metropol bir şehrin ihtiyaçları açısından doğru bir projedir, ihtiyaç duyulursa bir dördüncüsü de yapılabilinecek bir projedir.
G. Y: Öyle bir gündeminiz var mı şimdiden?
A. B: Hayır, şu anda öyle bir gündemimiz yok. Ama ihtiyaç olduğunda değerlendirilebilinir. Bizim AK Parti olarak siyaset üretme biçimimiz, statükocu, tutucu bir anlayış değil; toplumun, milletin yararına ve ülkenin geleceğini, aydınlık yarınlarını inşaa edecek her türlü fikri, düşünceyi almak, değerlendirmek ve sonra da ona sahip çıkmak gibi bir duruşumuz var. O anlamda söylüyorum, bir dördüncüsü de gündeme gelse onu da konuşur, tartışır ve olması gerektiği konusunda kanaat hâsıl olursa da gereğini yaparız.
“CHP ANAYASA MAHKEMESİ’NİN ÖNÜNE YATAK SERMİŞ”
G.Y: Kadir Bey böyle bir köprüyü istiyor muydu, istemiyor muydu? Köprünün güzergâhı iyi mi? Bunlar biraz daha tartışılabilinecek konular fakat biraz daha somut bir iddiası da var Gürsel Tekin’in, o da köprüyü korsan ilan etti ve diyor ki “Bunun daha önce şehir planlarında yer alması gerekirdi. Almadığı için böyle bir köprü yapılamaz, oraya tek bir çivi bile çakılamaz”. Ki muhtemelen yine bir yargı gündemi doğurabilecek iddialar bunlar, buna ne diyorsunuz?
A. B: Biz buna alıştık, CHP’nin muhalefet tarzını üç kelime ile özetliyorum. Bunlar: “Yaptırmam” , “Sattırmam” ve “İptal ettiririm”dir. Türkiye’de CHP’nin muhalefet biçimini, stratejisini, hangi yönden bakarsanız bakın bu üç kelimenin dışında bir yerden göremezsiniz. Bu ülkenin hayrına özelleştirme anlamında ortaya çıkan projelere ki; globalleşen dünyada gereklilik ve zorunluluktan ortaya çıkan özelleştirme projelerine, hep “Sattırmam” diye karşı çıkmışlardır. İkincisi “Yaptırmam” demişlerdir, köprüde olduğu gibi ya da iptal edilen Galataport gibi projeler, İstanbul’un geleceği açısından önemli projeler, sırf bu “yaptırmam” mantığı içerisinde iptal ettirilmiştir. Üçüncüsü “İptal ettiririm”. Zaten Anayasa Mahkemesi’nin önüne yatağı sermiş muhalefet. Ne yaparsanız ‘iptal ettiririm’. “Sattırmam”da başaramadım, “Yaptırmam”da da başaramadıysam, “İptal ettiririm, çünkü orada eminim” Türkiye’de CHP’nin iktidar ortağı olmasının formülü 60′lı yıllarda CHP artı asker eşittir iktidar formülüydü. Şimdilerde CHP artı yargı eşittir iktidar formülü üzerinde gitmeye çalışıyorlar. Oradan iktidara ortak olmaya çalışıyorlar. Böyle bir formülasyon içerisinde ortaya çıkan düşünceler, tavırlar, siyaset biçimleri maalesef Türk toplumunun ihtiyaçlarına karşılık vermeyen, cevap vermeyen bu anlamda ihtiyaç duyulan muhalefeti üretemeyen bir noktada. Onun için Gürsel Bey’in ‘korsan köprü’ demesi sadece demagojiktir. İnsanlar duyduğunda protest bir mantık içerisinde karşılık bulur hesabı ile söylenen sözlerdir. Gürsel Bey’in ifade ettiği güzergahta olsa idi, korsan olmayacak mıydı? Bunlar ulusal ölçekte projeler, bunların 1/ 100,000′ lik plan içerisinde bir leke olarak bulunması kolay değildir, Bakanlığın proje olarak üzerinde çalıştığı, sonuçlandırdığı bir projedir bu, çok zor değil ki. Ayrıca buna kafasını takmasın bu oluşturulur leke olarak da Büyükşehir Meclisi’ne gelir o planlara da not düşülür.
“3. KÖPRÜ İSTANBUL TRAFİĞİNE NEFES ALDIRACAK”
G.Y: Proje çevre boyutu ile soru işaretleri oluşturuyor. Çevre Bakanı’nın da toplantıda bulunmaması ile ilgili yine CHP’nin bir takım iddiaları var. Bir de bu güzergahtaki bir köprü İstanbul trafiğini ne kadar rahatlatacak, elinizde veriler var mı?
A: B: Bu güzergahın ve üçüncü köprünün İstanbul’un ulaşım sorununa ne kadar cevap olacağı bilimsel araştırmalara, tetkiklere dayalı ölçümlemelerle ortaya çıkmıştır. Bilimsel anlamdaki değerlendirmeler yapılmış. “İstanbul’un ulaşım sorununu üçüncü köprü çözer, bitirir” gibi bir iddiamız zaten yok ki… Ama İstanbul’un ulaşım ile ilgili sorununda rahatlatıcı, ferahlatıcı, nefes aldırıcı çözümlerden bir tanesi olabilir. TEM de, ikinci köprü de şehir içi yol haline geldi; ağır vasıtaları, yoğun trafik yükünü şehir içi ulaşımdan uzaklaştırma anlamında bunlar alternatif çözümlerdir. Hiç şüphesiz İstanbul’un ulaşım ile ilgili sorununu Marmaray’la, lastikli geçişle, Büyükşehir Belediye’mizin çok başarılı bir şekilde yürüttüğü metro çalışmalarıyla, ki geçenlerde biz birinci yıl olması itibarı ile Kadıköy-Kartal metro çalışmalarını Maltepe’de şantiyede toplantı yaparak, İstanbullular ile paylaştık. Çok hummalı bir çalışma var şu anda devam eden; yeraltı tünel çalışmaları ile Sarıyer, Kağıthane, Piyalepaşa’dan, Dolmabahçe’ye çıkacak çalışmalarda olduğu gibi… Bunlar bir taraftan hızlı bir şekilde yürürken, üçüncü köprü daha global ölçekte nefes aldıracak, araç trafiğini, araç yükü itibari ile yayacak bir çözümdür. Yoksa “Yaptık üçüncü köprüyü, İstanbul’da ulaşım sorunu bitti” diye bir şey yoktur. Böyle bir iddiamız da yok.

Hakkari de mayınlı saldırı 1 asker şehit oldu
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
Alınan bilgiye göre, güvenlik güçlerinin Kavuşak bölgesi dağlık arazi kesiminde terör örgütü PKK’ya yönelik yürüttüğü arazi arama tarama faaliyeti sırasında, bir asker mayına bastı.
Mayının infilak etmesi sonucu, kimliği henüz belirlenemeyen bir asker şehit oldu.
Şehit askerin cenazesi, helikopterle Dağ ve Komando Tugay Komutanlığına getirilerek, Hakkari Asker Hastanesi morguna kaldırıldı.
2 MAYIN ETKİSİZ HALE GETİRİLMİŞTİ
Patlamadan önce, güvenlik güçlerinin iki adet el yapımı mayını etkisiz hale getirdiği öğrenildi.
Güvenlik güçlerinin, mayınların etkisiz hale getirilmesinin ardından arama tarama faaliyetine devam ettiği esnada, kimliği henüz belirlenemeyen bir askerin mayına bastığı ve meydana gelen patlamada şehit olduğu öğrenildi.
Patlamanın ardından geniş çaplı operasyonunun başlatıldığı bölgeye, ilçedeki askeri birliklerden de çok sayıda takviye kuvvet gönderildi.
ERDOĞAN’DAN BAŞSAĞLIĞI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’a başsağlığı telgrafı gönderdi.
Erdoğan’ın telgrafı şöyle:
”Hakkari’de teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu bir askerimizin şehit olmasından büyük üzüntü duydum.
Devletimiz ve milletimiz, teröre karşı her türlü fedakarlıkla büyük bir mücadele yürüten güvenlik kuvvetlerimize bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da tüm varlığıyla destek olmaya devam edecektir.
Aziz şehidimize Allah’tan rahmet, milletimize ve şahsınızda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına başsağlığı dilerim.”

32 YIL SONRA TAKSİM MEYDANI
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle 6 işçi ve memur konfederasyonu tarafından ortak hazırlanan kutlama etkinliği, saat 10.00′da başlayıp 16.00′da bitecek.
Cumhurbaşkanı Gül’den 1 Mayıs mesajı
Konfederasyonlar, 1 Mayısta Taksim Meydanı’na 3 ana koldan girecek. Emekçiler belirlenen noktalarda, saat 10.00′dan itibaren toplanmaya başlayacak. DİSK ve KESK Şişli-Mecidiyeköy güzergahından, Türk-İş ve Kamu-Sen Unkapanı Köprüsü üzerinden, Hak-İş ve Memur-Sen de Dolmabahçe’den saat 11.00′da yürüyüşe başlayacak.
Türk-İş ile birlikte CHP, ÖDP, İP, EMEP, Türkiye Birleşik İşçi Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, İşçi Cephesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği yürüyecek. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), DSP, Türkiye Değişim Hareketi, odalar ve dergiler DİSK ve KESK ile TKP de Hak-İş ve Memur-Sen ile birlikte yürüyerek Taksim’e çıkacak.
3 koldan gelen yürüyüş kortejlerinden Şişhane’den alana girecek olan grup Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü önünde, Şişli’den gelen grup Harbiye’de TRT önünde, Dolmabahçe’den gelen grup da Gümüşsuyu İTÜ önünde arama noktasından geçecek.
Her 3 grup Taksim’e giriş noktasında bekletilecek. Şişhane yönünden gelen grup çiçekçilerin önünde, Şişli’den gelen grup PTT önünde, Dolmabahçe’den gelen grup da Vakıflar Bankası önünde bekleyecek.
Burada yapılacak anons ile konfederasyonların ve sendikaların genel başkanları, siyasi parti temsilcileri, bakanlar, milletvekilleri ve yabancı konuklar saat 12.00′de Kazancı Yokuşu’na gelerek 1977 yılı 1 Mayısında hayatını kaybeden emekçileri anmak için saygı duruşunda bulunup karanfil bırakacak. Ardından sadece konfederasyonların genel başkanları Taksim Meydanı’ndaki Cumhuriyet Anıtı’na 1 Mayıs çelengini bırakacak ve burada İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından saygı duruşunda bulunacak.
Buradaki törenin ardından konfederasyon ve sendika genel başkanları, siyasi parti temsilcileri, AKM önüne kurulan kürsünün önünde yerini alacak. Kortejler ise saat 12.20 ile saat 13.00 arasında alanda kendileri için belirlenen yerlerde yerlerini alacak. Türk-İş ve Kamu-Sen alanın ortasında, Hak-İş ve Memur-Sen alanın sağında, DİSK ve Kesk ise solunda yerini alacak.
Kortejlerin yerini almasının ardından etkinlik programı saat 13.00′de başlayacak. Türk-İş ve DİSK’ten birer işçi, ortak hazırlanan 1 Mayıs bildirisini okuyacak.
TİMUR SELÇUK 1 MAYIS MARŞI’NI ÇALACAK
Ardından Timur Selçuk ve Ruhi Su Korosu konser verecek. Selçuk, kürsüye kurulan piyano eşliğinde 1 Mayıs Marşı’nı çalıp söyleyecek.
Konserin ardından 6 işçi ve memur konfederasyonu genel başkanları 5′er dakikalık konuşma yapacak.
Etkinlik, verilecek konserin ardından sona erecek.
Alandaki gruplar da Taksim’den Şişli istikametine, Tarlabaşı üzerinden Aksaray yönüne, Mete Caddesi’nden de Beşiktaş yönüne doğru dağılacak. Bu üç noktanın dışında diğer tüm güzergahlar yaya ve araç trafiğine kapalı olacak.

Ünlü radyocu, Tansu Çiller’i işletti
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel

Örneklerine ABD’de sıkça rastalanan “siyasetçilere telefon şakası” Türkiye’de de yaşandı. Şakanın kurbanı da eski Başbakan Tansu Çiller…
Ünlü radyocu Ayça Şen, Radyo Eksen’deki sabah programında Çiller’i aradı. Şen, Çiller’e ABD Başkanı Obama’nın davetlisi olarak kendisini Washington’a davet ettiklerini söyledi. Şakadan habersiz Çiller, davetten memnun olduğunu ve kendisine davet hakkında bir not iletildiği ve iletişim için bir telefon numarası verildiği takdirde yanıt vereceğini söyledi.
Birkaç dakika süren telefon konuşmasında açık vermeyen Ayça Şen, performansıyla beğeni topladı.
Sesli Yanıt Sistemi
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
Sesli Yanıt Sistemimiz yenilendi ! Şimdi işlem yapmak çok daha kolay ve hızlı!3
TURKCELL
|
|
|
|
- Bireysel
- Kurumsal
- Turkcell Hakkında
- Diğer Turkcell Siteleri
- TurkcellBlog
- Turkcell City
- Turkcell Süper Lig
- gnçtrkcll
- Çalarken Dinlet
- Kardelenler
- Gönül Köprüsü
- Turkcell Akademi
- WinX Oyunları
seslisa, seslisi, seslisiv, seslisiva, seslisivas,
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
Avrupanin En Buyuk Sesli Sohbet Sitesi, sesli chat, seslichat, sesli sohbet, seslisohbet, sesli, NIRWANA.
Gül Ailesi’nde YGS sevinci
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün küçük oğlu Mehmet Emre Gül, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) sayısal ağırlıklı YGS-1 puan türünde 412 puan aldı
Emre Gül, bugün açıklanan YGS sonuçlarına göre sayısal ve eşit ağırlık alanlarında 400′ün üzerinde puan aldı. Emre Gül, sayısal ağırlıklı YGS-1 puan türünde 412, YGS-2 puan türünde 411, eşit ağırlıklı YGS-6 puan türünde ise 410 puan aldı.
Asıl yükseköğrenim hedefi olarak ABD‘deki üniversite sınavlarına hazırlandığı bildirilen Emre Gül’ün, Türkiye‘deki bir lisans programına yerleşmesi halinde iktisat bölümünde eğitim almak istediği öğrenildi.
YÖK BAŞKANI’NIN OĞLU BARAJI AŞTI
Bu arada YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan‘ın oğlu Ömer Baran Özcan, Yükseköğretim Geçiş Sınavı’nda (YGS) tüm puan türlerinde barajı aşmayı başardı. ODTÜ Koleji’nde okuyan Ömer Baran Özcan’ın, YGS-1 puan türünde 257.226, YGS-2 puan türünde 239.291, YGS-3 puan türünde 336.323, YGS-4 puan türünde 332.549, YGS-5 puan türünde 325.402, YGS-6 puan türünde 292.966 puana ulaştığı öğrenildi.
Özcan, sözel puan türleri olan YGS-3 ve YGS-4 puan türlerinde diğer alanlara göre daha başarılı olurken, YGS-3 puan türünde 196 bin 354’üncü, YGS-4 puan türünde de 175 bin 646′ncı sırada yer aldı.
Konya’da aynı okuldan ilk 10′da 3 öğrenci
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
|
‘Ne diyeceğimizi bilemedik’ haberi
30 Nisan 2010 Yazan berkut korkmaz
Kategori Genel
ABD’de 72 yaşındaki bir kadın, 26 yaşındaki torunuyla ilişkisi olduğunu ve yakın zamanda çocuk sahibi olacaklarını açıkladı.

Yeni Zelanda’da yayımlanan “New Idea” isimli derginin haberine göre, ABD‘nin İndiana eyaletinde yaşayan Pearl Carter adlı büyükanne, iki haftadır torunu Phil Bailey ile birlikte.
Hayatının en mutlu günlerini yaşadığını söyleyen Carter, emeklilik ikramiyesini kullanarak 54 bin dolar karşılığında bir taşıyıcı anne bulduklarını ve bu sayede bebek sahibi olacaklarını ifade etti.
“Kimsenin ne düşündüğünün umurunda olmadığını” belirten Carter, “Phil’e aşığım ve o da bana aşık” diye konuştu. Phil Bailey de Carter ile aynı duyguları paylaştığını söyledi.
Phil Bailey, Carter’ın 18 yaşındayken evlatlık verdiği Lynette Bailey’nin oğlu.
Habere göre, Phil Bailey, 2006 yılında annesi kanserden öldükten sonra hiç görmediği anneannesini bulmak için yola koyuldu ve sonunda Carter’ı bulmayı başardı. Bailey ve Carter daha sonra ise birbirlerine aşık oldular.
Büyükanne ve torununun ilişkisi ikilinin yakınları arasında büyük şaşkınlık ve tepkiye neden olurken, olay medyada da geniş yankı buldu.






















![seslibal.com, sesli, seslichat, seslisohbet,]jpg]](http://www.seslibal.com/wp-content/uploads/2010/07/seslibal.com-sesli-seslichat-seslisohbetjpg.jpg)